Petrol

Petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık düşüşün cari açığa 4 milyar dolara varan miktarlarda olumlu katkı yapacağı hesaplanıyordu. Ancak petrol fiyatlarındaki düşüşün cari açığa pozitif getirisi beklentilerin çok altında kalıyor.


Petrol fiyatları geçen yılın ikinci yarısında düşmeye başladığında Türkiye’nin cari açığında çok ciddi bir iyileşme oluşturacağı ekonomistlerin genel beklentisi idi. Hatta bazı tahminlerde petrol fiyatlarındaki her 10 dolarlık düşüşün cari açığa 4 milyar dolara varan miktarlarda olumlu katkı yapacağı hesaplanıyordu. Fakat 2015 yılının ilk yarısına ait rakamlar petrol fiyatlarındaki düşüşün ihracat üzerindeki doğrudan ve dolaylı negatif etkilerinden dolayı cari açıktaki iyileşmenin çok daha sınırlı kaldığını gösteriyor.
Doç.Dr.Fatih Macit
Doç.Dr.Fatih Macit

Doç.Dr.Fatih Macit

2002 yılından sonra hızlı bir şekilde yükselen enerji fiyatları, Türkiye gibi enerjide net ithalatçı konumda olan ülkeler için enerji ithalat faturasının önemli ölçüde artmasına neden oluyordu. Türkiye özelinde bakıldığında yükselen fiyatlara büyüyen ekonomiyle birlikte artan talep de eklenince, enerjide dışa bağımlılık dış ticaret açığının en önemli nedeni haline geldi. 2002 yılı sonunda 9,2 milyar dolar seviyesinde olan Türkiye’nin brüt enerji ithalatı küresel kriz sonrası yaşanan yüksek büyüme ortamı ile birlikte 2012 yılında 60,1 milyar dolara kadar yükseldi. 2012 yılından sonra ekonomik büyümenin yavaşlaması ile talepteki artış hız kesmekle birlikte enerji ithalatı yüksek kalmaya devam etti ve 2014 yılı sonunda brüt enerji ithalatı 54,9 milyar dolar olarak gerçekleşti.


Cari Açıkta İyileşme Beklentileri Karşılamadı
Üretimdeki artış ve talepteki yavaşlama ile oluşan arz fazlasının petrol fiyatlarını 2014 yılının ikinci yarısında 110 dolardan 55 dolar seviyesine kadar düşürmesi ve bu düşük fiyatların 2015 yılında da devam etmesi hiç şüphesiz Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı ülkeler için oldukça olumlu bir gelişme olarak algılandı.

Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi Uzmanı, Süleyman Şah Üniversitesi İktisat Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Macit, “Türkiye açısından bakıldığında düşen petrol fiyatlarının sürdürülebilir ekonomik büyümenin önünde en önemli risk olarak görülen cari açıkta önemli miktarda bir iyileşme oluşturacağı beklentisi hakimdi. İlk etapta bu beklenti bir miktar gerçekleşti. 2014 yılının Temmuz ayında 48,5 milyar dolar düzeyinde olan yıllık cari açık rakamı 2015 yılı Ocak ayı itibariyle 44 milyar dolara kadar geriledi. Fakat Ocak ayından sonra petrol fiyatlarında devam eden düşük seyre rağmen iyileşme durdu.

Hatta mart ayında cari açık tekrar 45,9 milyar dolara kadar çıktı. Cari açıktaki iyileşmenin durmasının yanında 2015 yılında değer kaybeden Türk Lirası düşük petrol fiyatlarının akaryakıt fiyatlarına dolayısıyla enflasyona olumlu bir etki yapmasını engelledi” diyor.

TÜİK tarafından açıklanan bu yılın ilk altı ayına ait dış ticaret verilerine bakıldığında geçen yılın Ocak-Haziran döneminde ortalama 108,7 dolar seviyesinde olan petrol fiyatlarının bu yılın ilk altı ayında ortalama 59,3 dolara düşmesinin Türkiye’nin enerji ithalat faturasında ciddi bir iyileşme yaptığı net bir şekilde görülüyor. Geçen yılın Ocak-Haziran döneminde Türkiye’nin brüt enerji ithalatı 27,4 milyar dolar iken net enerji ithalatı 24,5 milyar dolar seviyesinde bulunuyordu. Bu yılın ilk altı ayında ise brüt enerji ithalatı 20,6 milyar dolar, net enerji ithalatı ise 18,3 milyar dolar düzeyinde bulunuyor. Dolayısıyla geçen yılın aynı dönemine göre kıyaslandığında bu yılın ilk altı ayında Türkiye’nin net enerji ithalatında 6,3 milyar dolarlık bir düşüş göze çarpıyor.


OPEC Ülkeleri ile İhracat Düşüyor
Düşen petrol fiyatlarının enerji ithalatı tarafına yaptığı katkı açık bir şekilde görülürken Türkiye açısından net etkiyi görmek için ihracat tarafına da bakmak faydalı olacak. 2002 yılından sonra hızlı bir şekilde yükselen enerji fiyatları Türkiye’nin enerji ithalatını önemli ölçüde artırmak gibi olumsuz bir etki yaratırken, diğer taraftan enerji ihracatçısı ülkelerde satın alma gücünün artmasını sağlayarak bu ülkelere yapılan ihracatın da artmasına katkı sağladı. 2002 yılı sonunda Türkiye’nin Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü (OPEC) ülkelerine yaptığı ihracat 2,3 milyar dolar ile toplam ihracatın yüzde 6,3’üne karşılık geliyordu. 2014 yılı sonu itibariyle OPEC ülkelerine yapılan toplam ihracat 28,2 milyar dolar ile toplam ihracatın yüzde 17,9’una denk geliyordu. Bu rakama Rusya ve Azerbaycan gibi OPEC üyesi olmayan fakat ciddi anlamda petrol ve doğalgazdan gelir elde eden ülkeler de eklediğinde toplam rakam 37 milyar dolara kadar çıkmakta ve toplam ihracatın yüzde 23,5’ini oluşturuyor.

Düşen petrol fiyatları hiç şüphesiz petrol ihraç eden ülkelerin gelirlerinde ve satın alma güçlerinde ciddi bir kayba neden oldu. Bunun yanında özellikle Rusya örneğinde görüldüğü gibi bu ülkelerin para birimlerinde değişik miktarlarda değer kaybı yaşandı. Bu durum ekonomileri petrol ve doğalgaz gelirlerine ciddi anlamda bağımlı olan ülkelerin ithalatının azalmasına neden oldu. Türkiye de bu ülkelere önemli miktarda ihracat yapan bir ülke olarak yaşanan bu durumdan olumsuz bir şekilde etkilendi. 2014 yılının Ocak-Haziran döneminde Türkiye’nin OPEC üyesi ülkelere yaptığı ihracat 14,6 milyar dolar seviyesinde iken bu yılın aynı döneminde rakam yüzde 7 gerileyerek 13,6 milyar dolar düzeyine indi.

Doç. Dr. Fatih Macit, “Rusya gibi petrol gelirlerine bağımlı ve Türkiye’nin önemli ticari partnerleri konumunda olan iki ülkeye olan ihracat bu yılın ilk altı ayında sırasıyla yüzde 38 ve yüzde 21 geriledi. Dolayısıyla OPEC üyesi ülkelere Rusya ve Azerbaycan gibi ülkeler de eklendiğinde bu yılın ilk altı ayında Türkiye’nin ihracat anlamında yaşadığı kaybın yaklaşık 2,5 milyar dolar düzeyinde olduğu görülüyor. Bu rakamlar aslında Türkiye’nin düşük petrol fiyatlarından dolayı enerji ithalatı tarafında yaptığı tasarrufun bir kısmının enerji ihraç eden ülkelere yapılan ihracatın düşmesinden dolayı kaybedildiğini gösteriyor. Yaklaşık olarak bir rakam verilmesi gerekirse bu yılın ilk altı ayında geçen yılın aynı dönemine göre ortalama 50 dolar düşen petrol fiyatlarının dış ticaret üzerinde yaptığı net etkinin aslında 4 milyar dolar gibi daha sınırlı seviyelerde kaldığı görülüyor” diyor.

Petrol Düşüp Dolar Artınca Dış Ticaret Açığına Faydası Pek Olmuyor
Düşen petrol fiyatlarının Türkiye’ye dış ticaret anlamında dolaylı bir negatif etkisi de Euro/Dolar paritesinden geliyor. Piyasadaki arz fazlasının yanında Euro/Dolar paritesindeki düşüşün de petrol fiyatları üzerinde ciddi bir baskı yarattığı kabul ediliyor. Özellikle geçen yılın haziran ayından bu yana Euro/Dolar paritesi ile petrol fiyatları arasında mükemmele yakın bir korelasyon olduğu göze çarpıyor. Türkiye’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 43’ünü AB ülkelerine gerçekleştirdiği dikkate alındığında paritedeki gerileme petrol fiyatlarına baskı yapmak gibi olumlu bir etki oluştururken dolar bazında ihracatın azalması gibi negatif bir etkiyi de beraberinde getiriyor.

Bu yılın ilk altı ayında Türkiye’nin AB ülkelerine yaptığı ihracat Euro bazında yüzde 11’e yakın bir artış gösterirken dolar bazında yüzde 10 düşüş gösterdi. Bu durum dolaylı etkiler de dikkate alındığında aslında petrol fiyatlarındaki düşüşün dış ticaret açığı dolayısıyla cari açık üzerindeki etkisinin biraz daha sınırlı kaldığını teyit ediyor.

Detaylı bilgi için:
Osman This email address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it.

VI. İnşaat ve Konut Konferansı

ICSG İstanbul 2018