Enerji

Denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunan KPMG'nin ‘Küresel Enerji Trendleri’ raporuna göre, yenilenebilir enerji yatırımları talebe yetişemiyor... Yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım devam etse de enerji talebindeki artışı sadece bu kaynaklarla karşılamak mümkün değil. Petrol ve doğal gaza birincil enerji kaynağı olarak bağımlılığımız devam edecek.  2035’e kadar bölgeler arası net enerji ithalatının yüzde 80’ini Asya’nın artan talebi oluşturacak.


Dünyadaki enerji trendleri analizi
Dünyadaki enerji trendleri analizi

Dünyadaki enerji trendleri analizi
KPMG’nin gerçekleştirdiği ‘Küresel Enerji Trendleri’ analizinde orta ve uzun vadedeki gelişmeler, talepler ve kaynakların beklentileri karşılama durumu ele alındı. Değerlendirmenin sonuçlarını aktaran KPMG Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün’e göre, dünya daha on yıllar boyunca öncelikli olarak petrol ve doğal gaza ihtiyaç duyacak.
KPMG Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün
KPMG Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün

KPMG Türkiye Vergi Bölümü Şirket Ortağı Ayhan Üstün

KPMG’nin ‘Küresel Enerji Trendleri’ çalışmasından dikkat çeken başlıklar şöyle:

-    Doğal gaz talebi ağırlıklı olarak gelişmekte olan ülkelerden geliyor.
-    Enerji ve sanayi sektörleri için daha fazla petrol, doğal gaz, kömür, biyokütle ve elektrik ihtiyacı duyulacak.  
-    Çin; ABD ve AB’nin toplamından daha fazla yenilenebilir enerji talep ediyor.
-    Başta Hindistan ve Çin olmak üzere Asya kıtası hacim artışının lideri durumunda.
-    Asya’daki ulaştırma ve sanayi talebi petrole olan talebi artırıyor.
-    Büyümenin yüzde 65’i Asya Pasifik ülkelerinden geliyor.
-    Yüzde 30 daha fazla ulaştırma yakıtı talebi var.
-    Endüstriyel amaçlı enerji tüketimi, başta petrokimyasallar olmak üzere yüzde 30 arttı.
-    Küresel elektrik talebinde yüzde 45 artış var.

Çalışmada, gelecek projeksiyonu ise şöyle çiziliyor:

-    Çin, küresel talebin yaklaşık yüzde 50’sini oluşturuyor. Ancak büyümeye yüzde 25’ten daha az katkıda bulunuyor. Bu geçtiğimiz 10 yılda ise yüzde 60 civarındaydı.
-    Kömür azalıyor, yenilenebilir enerji üretimi artıyor. Petrol ve doğal gaz ise sabit duruyor.
-    Kaynak büyüklüğüne göre kaya petrolü tüm sıvıların yüzde 10’undan daha az.
-    Bölgesel enerji dengeleri değişiyor.
-    Afrika’nın kişi başına enerji talebi azalıyor.
-    Kuzey Amerika petrol konusunda kendine yetmenin yanı sıra doğal gaz ihracatçısı haline gelirken, Avrupa ve Asya daha bağımlı hale geliyor.   
-    Kuzey Amerika’nın petrol ithalatına bağımlılığı, azalan taleple birlikte konvansiyonel olmayan petrol üretimini azaltıyor. ABD’nin ham petrol ihracat yasağının kaldırılması, bu ayarlama sürecine destek oluyor.
-    Asya’nın talebi, 2035’e kadar bölgeler arası net ithalatın yüzde 80’ini oluşturacak.

Ayhan Üstün, bu sonuçları şöyle değerlendirdi:

“Kuzey Amerika petrol ve gaz kaynaklarını verimli şekilde işleterek ihracatçı konumuna geçebilirken Avrupa ve Asya kıtasının bir bölümü enerji bakımından dış kaynaklara daha bağımlı hale geliyor. Çin ve Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerin büyüme oranları ve bu büyümeyi hangi enerji kaynaklarından karşılayabilecekleri küresel trendleri en çok etkileyen faktörler arasına yer alıyor. Enerji verimliliği projeleri ile enerji talebindeki artış sınırlanıyor (enerji talebindeki artış yaklaşık global büyümenin 1/3’ü oranında tahmin ediliyor). Türkiye de bu analizde büyüme için enerji alanında dış kaynaklara bağlı ülkeler arasında yer alıyor.”


KPMG, denetim, vergi ve danışmanlık hizmetleri sunuyor, sektöründeki en büyük dört uluslararası şirketten biri.